Duruyorum,
Aldım hayatı karşıma oturdum konuşuyorum.
Türkülerde var işte
Yoksa yazılmaz bu kelimeler.
Çıkmaz gönülden, sızlamaz bu burun, akmaz bu gözyaşı...
Bugünlerde hastayım biliyormusun diyorum,
Bacağım çok ağrıyor, belim zaten yıllardır yorgun
Ne olacak böyle diyorum, koşamıyacak mıyım,oynayamacak mıyım diyorum
Ses seda yok, her zamanki hayat işte yok bi teselli mırıltısı,
Neyse diyorum, sen susmaya devam et ama ben konuşucam
En azından söylemedi olmasın diyorum.
İçimdeki bulmacanın boşluklarından bahsediyorum ona
Bana geçirttiği her dakikanın ne kadar saçma ve sıkıcı olduğundan
Bundan nasıl kendisinin sıkılmadığından ...
Hayret doğrusu gibi bir bakış atıyor bana
Ben aldırmıyor devam ediyorum,
Çenem açıldı bir kere ,
Sonra merak ettiğim soruları soruyorum ona , biliyorum ki cevap alamıycam ama yine de bi bakış bi hareket bana ipucu olur ümidiyle...
Soruyorum:
Neden varım?
Neden burdayım?
Neden şöyle
Neden böyle, soruyorum da soruyorum.
Tabiki dünyanın varedilişine dair ipucu olacak sorular değil, farkındayım.
Biraz elzem ama sormak için soruyorum hepsini...
Karşımdakini kızdırmak, kışkırtmak tepki vermesini sağlamak....
Ama yok bi tepki ne bi bakış ne de sıkıldığını belli eden bir iç çekiş.
Benim sorularımın kabullenişi kabul edemeyişimin soruları olduğunun farkında.
İçi rahat , ben rahatsız devam ediyoruz
Bi süre susuyoruz, tamam tamam ben susuyorum.
Bi de böyle deniyorum.
...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder